| |
Hematoloji bilim dalının uğraşı alanı, kan ve kan’la ilgili oluşan tüm hastalıkların tanısı ve tedavisini kapsar. Bu bilim dalıyla uğraşan hekimlere de Hematolog denilir.
Hematoloji uzmanı olabilmek için 6 yıllık Tıp Fakültesi eğitimi, ardından 5 yıllık bir İç Hastalıkları uzmanlık eğitimi sonrası İç Hastalıkları Uzmanı ünvanını almak; ardından 3-4 yıllık bir Hematoloji Asistanlık sürecinde Hematoloji bilimiyle ilgili gereken teorik ve pratik eğitim sonucu yapılan bitirme sınavında başarılı olunduğunda Hematoloji uzmanı liyakatı kazanılır.
Bu bilim dalının uğraştığı hastalıklara göz atarsak: Başta Anemiler (Kan eksikliği; B12 vitamini azlığı, demir eksikliği, folik asit eksikliği, hemolitik anemiler v.d.), Polisitemiler(kan fazlalığı), Akut veya Kronik Lösemiler ve Lenfomalar, Multipl Myeloma v.d. (tüm kan kanserleri, lenf bezlerini ve dalağı tutan ve büyüten kanserler), kanamaya meylin arttığı hastalıklar (hemofili, trombosit azlığı,veya trombosit fonksiyon bozuklukları ve diğer kanama nedenleri), pıhtılaşmanın arttığı hastalıklar(trombofili;buna bağlı gebelikte sebepsiz düşükler, genç yaşta felç ve kalp krizlerine meylin artması, vucudun farklı bölgelerindeki atar ve toplar-damarlardaki ani damar tıkanıklıkları), bağışıklık sisteminin bozulması ve buna bağlı enfeksiyon hastalıklarında ki artış(nötropeni, lenfopeni, hipogamaglobulinemi, monositopeni v.d.), kemik iliğinin kan hücreleri üretimindeki bozukluklar(MDS: Myelodisplastik sendromlar;zamanla bu hastalıkların çoğu akut lösemilere dönüşebilir), kemik iliğinin kan hücre üretiminde aşırı artış olup bunun sonucunda gelişebilen felç, kanama, akut lösemi gibi komplikasyonların gelişitiği hastalıklar grubu (Kronik myeloid lösemi, Esansiyel trombositoz, Polisitemia rubra vera, Primer myelofibroz) gibi hastalıkların tanısı ve tedavisi Hematoloji bölümünde yürütülür.
Yukarıda özetle sayılan veya sayılamayan birçok hematolojik hastalık, ilgili uzmana başvurarak zamanında uygun tanı ile-birçok tehlikeli hastalıklarda olduğu gibi-vakit kaybı olmadan tedavisi çok önemlidir.
Örneğin aneminin tedavisinin ehil olmayanlarca rastgele kan verilerek tedavisi yoluna gidilmesi neticesinde kanla geçebilen hepatit B, hepatit C, ve HIV virus bulaştırma riski yanında daha nice tıbben henüz saptayamadığımız enfeksiyonların geçişine yol açabileceği düşünülürse; veya barsak, mide kanseri, lösemi lenfoma gibi kan kanserlerinin basit gibi gözüken kan eksikliği ve kanamalarla başlayabileceği düşünülürse , bu tür hastalıkların tedavisine acelece başlamak veya hemen eksik kanı yerine koymak gibi bir yola gitmek yerine, titizce bizzat kan eksikliğine sebep olan etkenin saptanıp asıl hastalığın tedavisi önemi anlaşılır.
Tıp alanındaki başdöndürücü gelişmeler yaşandığı bu dönemde belkide en hızlı bilimsel inkişafın Hematoloji alanında olduğunu ve devam ettiğini ifade etsek herhalde abartmış olmayız. Mesela ‘Kök hücre nakli’ günümüz tıbbının en çok ilgi odağı olan ve birçok kronik hastalığın tamamen iyileşmesini sağlayabilen bir alan olup Tıpta çığır açan metotlardan biridir. Biraz detay bilgi verirsek: yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde kemik iliğindeki bazı hücrelerin tüm kan hücrelerinin aslı, menşei olduğu ve diğer hücrelerinin çoğalması bu ana hücrenin çoğalması ve farklılaşması ile oluştuğu gösterilmiştir. Dolayısıyla kemik iliğini tutan ve çalışmasını engelleyen hastalıkların tedavisinde( başta Lösemi ve lenfomalar olmak üzere) bu kök hücrenin elde edilip ayıklanıp saflaştırıldıktan sonra saklanması, daha sonra çok yüksek doz tedavilerle kemik iliği ve kandaki hastalıklı hücrelerin yok edilip yerine bu kök hücrelerin verilmesiyle yeniden taze ilik ve hastalıksız kan üretimi gerçekleştiği gösterildi. Zamanla bu kök hücrelerin farklı organ ve dokulardaki hastalıklı hücrelerin tamiri ve yerini aldığının gösterilmesiyle (başta kalp krizi ve felçler olmak üzere) tıbbın bir çok alanında bu kök hücre tedavileri (henüzdeneysel aşamada olsada) uygulanmaya başlanmıştır.
Diğer bilim dallarında deneysel bir tedavi olan kök hücre naklinin birçok Hematolojik hastalığın tedavisinde kullanılan güncel bir tedavi yöntemi olduğunu ifade etmemiz bu alanda ne denli aşama kaydedildiğine ışık tutacak bir örnektir.
Özetle, Hematoloji bilimi İç Hastalıklarıyla ilgili bir çok hastalığın kanla ilgili kısmıyla profosyonel manada ilgilenen, lösemi ve lenfoma gibi tehlikeli hastalıkların erken saptanması yanısıra, hayat kalitesini düşüren kan eksikliği gibi birçok kan hastalığının kesin nedenini saptayarak tedavisiyle uğraşan bir bilim dalıdır denilebilir.
|